İNŞAAT film izle

03 Eylül 2010 Yazan admin  
Kategori Film izle

İNŞAAT

İNŞAAT filmini izle, inşaat filmi, türk filmleri, türk filmi izle, türk filmi, sinema izle, türk sineması izle

IMDB Puanı:7.5/10
Yapım:2003 ~ Türkiye
Tür:Dram,  Komedi,  Polisiye
Yönetmen:Ömer Vargı
Senaryo:Ömer Vargı,  Serdar Tantekin
Senaryo (Kitap):Ömer Vargı,  Serdar Tantekin
Yapımcı:Ömer Vargı,  Mine Vargı
Görüntü Yönetmeni:Frenc Pap
Müzik:Ömer Özgür
Süre:1 saat 53 dk

Oyuncular: Binnur Kaya,  Şevket Çoruh,  Emre Kınay,  Ahmet Mümtaz Taylan,  Sinan Tuzcu

İNŞAAT filmi; hiç istemedikleri halde, kötü şans veya kader sonucu zoraki mezar kazıcılığı part time şeyhliğe soyunmak zorunda kalan ve bu yolla insanların ince sorunlarına çare bulan Ali (Emre Kınay) ve Sudi’nin (Şevket Çoruh) trajik komik hikayesini perdeye yansıtıyor.

Ardı arkası kesilmeyen krizler ülkesinde, öldürmek için çok haklı sebepleri olduğuna inanan insanların,çok haklı cinayetleri sonunda, sahip oldukları cesetler İNŞAAT’ta buluşuyor. Ve herşey birbirine karışıyor. Masumiyet, suç, sevgi, nefret, intikam, bağışlama, ihanet arasındaki sınırlar yok oluyor. Ve herşey derme çatma bir İNŞAAT’ın üzerinde yığılıyor. Ali ve Sudi ise tam ortasında kazarak bir çıkış yolu arıyorlar. Ama kazdıkça daha da batıyorlar.

Umutla umutsuzluk içinde, Nizamettin’in (Ahmet Mümtaz Taylan) baskısı altında, Nazife(Yeşim Büber) ve Ayşe’nin (Binnur Kaya) aşkı arasında, Yaşlı Kadın’ın (Suna Pekuysal) merakı peşinde, o yandan bu yana çaresizce sallanan Ali ve Sudi, birde gece gelenlerin hesaplaşmalarının ortasında kalınca işte o zaman

Devamını oku

Jennifer Lopez… RUMLAR GELMESİNİ ENGELLEMEYE ÇALIŞIYORLAR !..

03 Temmuz 2010 Yazan admin  
Kategori Magazin Haberleri

Jennifer Lopez...  RUMLAR GELMESİNİ ENGELLEMEYE ÇALIŞIYORLAR !..

Rumlar’ın, Kıbrıs Barış Harekatı’nın yıldönümü olan 20 Temmuz’da açılacak Cratos Premium Otel’de sahneye çıkacağı duyurulan ünlü şarkıcı Jennifer Lopez’in KKTC’ye gelmesini engellemeye çalıştığı belirtildi.

Rum radyosunun haberine göre, ABD’de yaşayan Rum ve Yunanlılar, Lopez’i temsil eden şirkete protesto mektupları göndermeye başladı. Protesto mektuplarında, Lopez’in, KKTC’deki konseri iptal etmesi isteniyor.

Politis gazetesi de, ilgili haberi, “Jennifer, işgal altındaki bölgelere gitme” başlığıyla verdi. Habere göre, “Cyprus Action Network Of America” ( Amerika’daki Kıbrıs Eylem Ağı), internet sayfası aracılığıyla, tüm üyelerinden Lopez’in menajerliğini üstlenen William Morris Agency şirketiyle telefon, faks veya elektronik posta yoluyla iletişim kurarak Lopez’in KKTC’ye gelişinin engellenmesi çağrısında bulunmalarını istedi.

İnternet sayfasında söz konusu şirketin iletişim bilgilerine de yer veriliyor. Gazete, mektuplarda, “işgal, göçmenlik, kadınlara tecavüz” gibi ifadeler kullanılarak, şirketin Lopez’i KKTC’ye getirme kararını değiştirmeye çalışıldığını da yazdı.

BOĞAZ’DA EĞLENCE HAYATI BİTİYOR MU?

29 Haziran 2010 Yazan admin  
Kategori Magazin Haberleri

BOĞAZ`DA EĞLENCE HAYATI BİTİYOR MU?

İstanbul boğaz hattındaki eğlence mekanlarına müziğin tamamen yasaklanacağını söyleyen Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, “Ünlü işletmelere başka yer tahsis edilecek” dedi.

Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, çarpıcı açıklamalarda bulundu.

‘Gülin Yıldırımkaya ile HT Gündem’ programına konuk olan Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, çarpıcı açıklamalarda bulundu. İstanbul boğaz hattındaki eğlence mekanlarına müziğin tamamen yasaklanacağını söyleyen Bakan Eroğlu, “Ünlü işletmelere başka yer tahsis edilecek” dedi. İşte Eroğlu’nun Yıldırımkaya’ya yaptığı açıklamalar:

İstanbul boğaz hattında yoğun bir tartışma konusu olarak gürültü kirliliği meselesi var, buna bağlı olarak çok ünlü kulüpler ceza aldılar, kapatıldılar. Gürültü kirliliği ile ilgili nasıl bir düzenleme getirildi?

Herkesin dinlenme, sakin bir şekilde uyuma, istirahat etme hakkı var. Bu insanların en tabi hakkıdır. Dolayısı ile bizim gürültü ile mücadele yönetmeliğimiz var. Bu yönetmelik çerçevesinde gürültü yapılması yasak esasen ancak tabi boğazda eğlence mekânları var, bunlara belli bir seviyeyi aşmamak şartıyla saat 23.59’a kadar toleransla bakıyoruz. Bazen öyle oluyor ki haddi aşıyorlar ve inanır mısınız Kuruçeşme’deki, Bebek’teki bu tesislerden ve lokantalardan yükseltilmiş sesten, musiki yayını yapan bu yerlerden karşı yakada yaşayan insanların uyuması mümkün değil.

Bazen öyle ki gecenin saat 03:00’nde dayanamayıp cep telefonu ile e-posta mesajı ile bana ulaşıp ‘artık dayanamıyoruz’ diyenler var. Hakikaten bu çok kötü bir durum, özellikle Boğaz’daki işletmelerde suyunda etkisiyle gürültü karşı tarafa inanılmaz yansıyor. Kuzguncuk’tan, Üsküdar’dan, Çengelköy’den vs. veya tam tersi Beykoz tarafında bu şekilde musiki yapılıyor bu kez Avrupa yakasında oturanlar fevkalade rahatsız oluyorlar. Her gün onlarca e-posta mesajı geliyor ve tabii ben bunu ilgili arkadaşlara gönderiyorum.

Bu doğru bir şey değil insanlar tabii ki eğlenebilir, eğlenmek en tabii haktır fakat diğer insanları rahatsız etmemek şarttır. Bir kere bu konuda yükseltilmiş seste, musiki yayını yapacak eğlence mekânlarının Çevre ve Orman Bakanlığı’ndan izin alması gerekir. Yönetmelik buna amir ayrıca gürültü yapmamaları gerektiği gayet açıktır. Ben hatta şunu belirteyim bazıları diyor ki: ‘ Eğlenceye mi karşılar?’ Bunu bu şekilde düşünmek fevkalade yanlıştır.

Örneğin Fransa’ya yılda 80–90 milyon turist geliyor ama Paris’e gidiyorsunuz Champs-Elysées Bulvarı’na bakıyorsunuz ki gürültüden eser yok. Geçenlerde ben Paris’teydim gürültü açısından ele aldım hakikaten hiçbir gürültü yok, gayet sakin, eğlence mekânları ona göre tedbirini almış insanlar kapalı mekânlarda, dışarıya ses yansıtmayacak mekânlarda eğleniyor.

Turizm açısından herhangi bir engeli yok ama bu o kadar mahsurlu ki bana gelen mektupları sizlere okusam, vatandaşlarımıza okusam şaşarsınız. Ertesi gün ameliyathaneye gidecek kritik bir ameliyatı gerçekleştirecek doktor mu dersiniz, ertesi gün sınava girecek öğrenci mi veya bugün daha yeni bir şikâyet geldi ‘ben çalışıyorum, bu gürültüler yüzünden gece 03.00’e kadar uyuyamıyorum, iş verimim düşüyor kaza yapma riskim artıyor’ diyor.

İşletmeciler diyor ki: ‘ bu yasa bununla kalmayacak, yakında açık alanda eğlence tamamen yasaklanacak. Biz binlerce insan çalıştırıyoruz, onlar ne olacak, biz ne olacağız?’

Çalıştırsınlar, biz onlara yer verelim uygun mekânlar tahsis edelim yine çalıştırmaya devam etsinler. Binlerce insanın çalışması söz konusu değil fakat doğru olduğunu varsayalım peki karşıda 500.000 kişi rahatsız oluyor, iş verimi düşüyor fevkalade sıkıntı doğuyor, psikolojik sıkıntılara düşünler var ona ne diyeceğiz. İşletmeler ona göre tedbirini alacak. Boğaz yüksek sesli eğlence merkezlerinin bulunacağı bir mekân değildir. Dolayısı ile bu işletmelere uygun mekân tahsis ederiz, ona göre tedbir alırlar, insanlarda istedikleri şekilde eğlenirler.

Müzik yapacaklarsa taşınacaklar ama müzik yoksa boğazda istedikleri gibi devam edebilirler diyorsunuz.

Bu işletmelerin çoğu zaten lokanta izni almıştır. Bizim Bakanlığımızdan bu şekilde yükseltilmiş sesle yayın yapacak bir ruhsat söz konusu değildir. Bunda yetkili biziz, gürültüden sorumlu bakanlık Çevre ve Orman Bakanlığı’dır. Dolayısı ile lokanta izni almışlar insanlar orada rahatlıkla kaça kadar isterlerse güzelce yemek yiyebilirler ama bu şekilde gürültü yapamazlar. Bakın çok açık söylüyorum bununla ilgili zaten son zamanlarda yönetmelik değişikliği de yapıldı. Büyük cezalar geliyor ve bunun da takipçisi olacağız. Bu konuda valilere yetki verildi, belediye başkanlarına, çevre ve orman il müdürlerimizde tam yetkili verildi.

Bu yazlık beldelerimizde de çok ciddi bir sorundur diye tahmin ediyorum.

Sadece İstanbul değil, İzmir’den, yazlık mekânlardan da gürültü kirliliği ile ilgili şikâyetler var. Turistlerin bir kısmı eğlenmek istiyor ama bir kısmı da belli saatten sonra yoruluyor ve yatarak dinlenmek istiyor. Kafasını dinlemeye gidiyor. Sabaha kadar bütün bölgeyi rahatsız edecek şekilde yayın yapmak doğru değil.

İşletmecilerin bir de şöyle bir açıklaması var: ‘geçen yıl bize yine bir takım düzenlemeler yapılmıştı, ona uymak için gittik ses perdesi aldık’ iddialara göre bu ses perdesi ile ses söylenildiği kadar dışarı yansımıyor.

Yansıyor. Ben bizzat şahidim geçenlerde Anadolu yakasında kaldım. Saat 03:00’de Boğaz’daki eğlence mekanlarından musiki gibi de değil sanki yan taraftaki avluda davul çalıyorlar şeklinde güm bas güm bas insanın beynini adeta zonklatırcasına bir müzik yayını yapılıyordu. Bazılarının hoşuna gidebilir ama bazıları da gecenin 02:00’sinde 03:00’ünde bu sesleri duymak istemiyor. Neticede adeta insanın beynine balyozla vuruluyormuş gibi bir tesir bırakıyor.

İnsanların psikolojisini bozuyor, çalışma verimini düşürüyor. Bunlar asla doğru değil, kusura bakmasınlar buna asla müsaade edemeyiz. Zaten bana Çengelköy’den Beylerbeyi’nden binlerce imzalı mektup geldi. Vatandaş bu konuda ‘artık yeter’ diyor. Ben buradan özellikle sayın idare mahkemesi üyelerine de bir istirham da bulunmak istiyorum.

Bu konuda gürültü ile mücadelede tek yetkili kurum Çevre ve Orman Bakanlığı’dır. Dolayısı ile işletmelerin ruhsatlarında gecenin belli saatlerinde hatta normal saatlerde de gürültü yapma izni diye bir şey yoktur. Belediyelerin bu şekilde ruhsat verme yetkileri yoktur. Bir yerden veya karakoldan izin almışlarsa o sadece lokanta içindir, geçersizdir.

Gürültü kirliliği ile ilgili cezai yaptırım şu anda tam olarak gündemde değil, önümüzdeki senemi tam olarak yürürlüğe girecek?

Şöyle ifade edeyim; bu şekilde devam ederlerse kapatmaya devam edeceğiz. Yani bazen kapatıyoruz idare mahkemesinden yürütmeyi durdurma kararı geliyor ama tabi ki o yürütmeyi durdurma kararı o gün işledikleri fiille alakalı ama yeni bir fiil için tekrar kapatma cezası verebiliriz. Tabii bazen şöyle diyorlar ‘ kapatmadan önce ikaz edin’ biz defalarca ikaz ettik, ben kendim de ikaz ettim.

Ayrıca, biz öncelikle tabii ki yaklaşık olarak on beş milyon TL’lik ceza kesiyoruz, arkasından otuz milyon, kırk beş milyon gibi rakamlarla ceza katlanıyor ama bu işletmeler için bu cezalar önemli bir rakam olmuyor. Cezayı öderim, çalışmaya devam ederim şeklinde bir anlayış var. Dolayısıyla gürültü kirliliğinde kapatma önemli bir çözüm diye düşünüyorum. Yani şunu ben rica edeceğim; bu işletmeler açık alanda bu şekilde sesli yayın yapamazlar, hele 23:59’dan sonra yapan işletmeyi kesinlikle kapatacağız, kapısına kilit de vuracağız.

Bu konuda kararlıyız ve bu konuda sayın valiye talimat verdim, çevre ve orman il müdürümüze talimat verdim, bunun gereğini yapacağız. Kimsenin hiç kimseyi rahatsız etmeye hakkı yoktur. Rahatsız olan bir kişi dahi olsa, çünkü bu insan hak ve hukukudur hele 23:59’dan sonra bakın 24:00 demiyorum bir tek sesli yayın yapsınlar bakayım, göreyim hemen kapatma talimatı verdim. Bu konuda Türkiye genelinde herkesin, bütün kurum ve kuruluşların hassas olmasını rica ediyorum.



FOTOĞRAFLARI BÜYÜK HALİYLE VE NET GÖREBİLMEK İÇİN ÜZERLERİNE TIKLAYINIZ…

Fotoğrafı büyütmek için tıklayınız.

Ece Gürsel… ” HÜSNÜ ‘NÜN ADINI BİLE DUYMAK İSTEMİYORUM!”

19 Nisan 2010 Yazan admin  
Kategori Magazin Haberleri

migros_defile_5a.jpg

Beylikdüzü Migros Alışveriş Merkezi’nin düzenlediği Banu Noyan’ın koreografisini yaptığı 2010 ilkbahar – yaz defilesi büyük ilgi gördü.

Banu Noyan’ın koreografisini yaptığı defilede Ece Gürsel, Şenay Akay ve İpek Tanrıyar gibi ünlü mankenler podyuma çıktı. “Armoni” isimli albümünü geçtiğimiz aylarda piyasaya çıkaran eski manken Tuğba Özay ise, podyuma çıkıp şarkı söyledi. Sunucu Çiğdem Tunç, defileyi izlemeye gelenlerden birkaçını da podyuma çağırıp mankenlik yaptırdı.

Tuğba Özay, “Bu podyuma hep yürümek için çıkardım. İlk defa şarkı söyledim. Mankenliği yıllarca zirvede ve hakkını vererek yaptığım için gözüm arkada kalmadı. Artık konserlerimde sevenlerimle buluşuyorum” şeklinde konuştu.

Babasının imzasını dövme yaptırdı

Ece Gürsel, defile sonrası babasının imzasını da dövne yaptırdığını söyledi. Vücudunda dövme sayısının 20′yi bulduğunu söyleyen Gürsel, “Annemin ve kardeşimin adından sonra babamın da dövmesini yaptırdım. Canım istedikçe dövme yaptırmaya devam edeceğim. Sevgilim olacak adamın dövmesini yapmam. Ama kocamın dövmesini mutlaka yaptıracağım” diye konuştu.

Alternatif pop tarzındaki albümünü sonbaharda piyasaya çıkarmaya hazırlanan Ece Gürsel, “Teoman, Müslüm Gürses veya Sezen Aksu gibi bir devle düat yapmayı çok sitiyorum. Uzun süre beni bir erkekle göremeyeceksiniz. Hüsnü ve İsmail’le de sadece arkadaş olduk. Ama Hüsnü’nün adını bile duymak istemiyorum” dedi.

Haber ve Fotoğraflar: Kenan DEMİROK

FOTOĞRAFLARI BÜYÜK HALİYLE VE NET GÖREBİLMEK İÇİN ÜZERLERİNE TIKLAYINIZ…

Fotoğrafı büyütmek için tıklayınız. Fotoğrafı büyütmek için tıklayınız. Fotoğrafı büyütmek için tıklayınız. Fotoğrafı büyütmek için tıklayınız. Fotoğrafı büyütmek için tıklayınız. Fotoğrafı büyütmek için tıklayınız. Fotoğrafı büyütmek için tıklayınız. Fotoğrafı büyütmek için tıklayınız.


Giriş