007 – QUANTUM OF SOLACE film izle
Tür : Gerilim / Macera / Aksiyon
Gösterim Tarihi : 7 Kasım 2008
Yönetmen : Marc Forster
Senaryo : Ian Fleming , Neal Purvis
Yapım : 2008, ABD / İngiltere , 106 dk.
Oyuncular
Daniel Craig, Mathieu Amalric, Judi Dench
Sevdiği kadın Vesper tarafından ihanete uğrayan 007, içinden gelen dürtüye karşı koyarak son görevini kişiselleştirmemeye çalışır.
Kararlılıkla doğruyu ortaya çıkarmaya çalışırken Bond ve M, Mr White’ı sorguya çekerek, Vesper’a şantaj yapan, kimsenin tahmin edemeyeceği kadar karmaşık ve tehlikeli bir şebekeyi ortaya çıkarırlar.
Harun Kolçak… NARKOTİĞE “KRALİÇE” İHBARI!
06 Temmuz 2010 Yazan admin
Kategori Magazin Haberleri
Harun Kolçak… NARKOTİĞE “KRALİÇE” İHBARI!
Harun Kolçak’tan sanat dünyasını sarsacak uyuşturucu itirafı: “Kokaini çekip ‘kraliçeyim’ diyen ünlüler biliniyor, ama gözaltına alınmıyor”…
Harun Kolçak, Kanaltürk’teki ‘2. Sayfa’da uyuşturucu kullanan sanatçılar hakkında şok açıklamalar yaptı. Bir dönem uyuşturucu bağımlısı olduğu da iddia edilen Harun Kolçak’ın canlı yayındaki itirafları ortalığı karıştıracak!!!
İŞTE O SÖZLER…
* Uyuşturucu kullandığım ve bu yüzden babam Eşref Kolçak tarafından evlatlıktan reddedildiğim çok konuşuldu. Yıllar sonra ilk kez itiraf ediyorum: Evet bir kez kullandım. Ancak midem bulandı, başım döndü. Kendimi çok kötü hissettim. O günden sonra kullanmadım. Ama öyle ortamlarda çok bulundum.
* Sanat dünyasında önümde kümeyle kokain çekiyorlardı. Bıçağın ucuyla alıp böyle (o sırada eliyle gösteriyor) burunlarına götürüyor, çekiyorlardı. Hepsi de çok tanınmış isimler. Özellikle bu ünlülerden bazılarını herkes çok iyi biliyor, tahmin ediyor. Ama bu kişiler nedense hiç gözaltına alınmıyorlar. Kim oldukları da gayet iyi biliniyor.
‘Bıçağın ucuyla alıp burunlarına çekiyorlardı’
* Bir gün kokain partisinde az kalsın bu tuzağa ben de düşüyordum. O gün konyak içmiştim, iyi değildim. Denemeyi düşündüm. Ama sonra korktum. Çünkü o çok ünlü kişiler ortada kümeyle duran kokainden çekince gözleri kocaman oldu. Halleri feciydi. ‘Yaşasın en büyük benim, kraliçeyim’ diye dolaşıyorlardı.
Kendilerini kral ve kraliçe gibi hissetmek için kullanıyorlardı zaten. Maddeyi kullandıktan sonra adeta tepelerde geziyorlardı. Bu pisliği aşağılık kompleksinden kurtulmak için içiyorlardı. Etkisi geçtikten sonra da yerlerde sürünüyorlardı. Bu yüzden o insanlarla şu an görüşmüyorum
Murat Boz… “TEK GECELİK ÇOK İLİŞKİ YAŞADIM!”
22 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Magazin Haberleri
“Ya topçu olacaktım ya da popçu. Popçu oldum. Aslında annemin sayesinde oldu. Erkeklerin hayatını şekillendiren kadınlardır.”
Röportaj: Oya Germen
Her geçen gün başarı grafiği yükselen, büyük bir hayran kitlesinin takip ettiği, yakışıklı bir adam, ünlü bir pop yıldızı. Nezaketi, samimiyeti, sıcacık tebessümü ile, hayatınızda olmasını isteyeceğiniz bir insan. Tanrı onu; ruh ikizini, güzeller güzeli Eliz’ini göndererek ödüllendirmiş sanki.
Yakından tanıdığınızda ise; çektirdiği sıra dışı resimlerin, çılgın fikirlerinin arkasından, çok farklı bir Murat Boz çıkıyor karşınıza… Konuştukça hayranlığınız artıyor. Sohbetimizde aldığım yanıtlar karşısında, hayretler içerisinde kaldığımı itiraf etmeliyim.
Onun yaşında ve konumundaki genç bir erkeğin, hayatı bu denli doğru okuyabileceğini tahmin edemezdim. Yaşı kemale ermiş ama hala hayatın iplerinin kadınların elinde olduğunu anlayamayan, kadının dünyasına girdiğini ve her şeyi bildiğini zanneden zavallı erkeklerin, her yaş grubundaki insanların, öğrenecekleri çok şey var bu röportajda…
Gönlünde yatan aslan futbolcu olmaktı, neden vazgeçtin?
Ya topçu olacaktım ya da popçu. Popçu oldum. Aslında annemin sayesinde oldu. Erkeklerin hayatını şekillendiren kadınlardır.
Aferin Murat, erkeklerin hayatını kadınların şekillendirdiğini çok genç yaşta fark etmişsin…
Hayatımı önce annem sonra Eliz şekillendirdi. Okul dönemimde şarkı söylerdim. Annem, “Müzik konusundaki bu yeteneğini değerlendirmemiz lazım” dedi. Futbolcu olmam yönünde de ısrarlar vardı ama annemi dinledim. İyi ki de dinlemişim.
Hala çirkin olduğunu düşünüyor musun?
Çirkin ördek yavrusuyum hala. Yok canım şaka. Evet, bir ara hiç beğenmezdim kendimi.
Neden?
Çok zayıftım, yüzüne bakılacak bir adam değildim, sivrisinek modunda dolaşıyordum!
Şimdi?
Artık beğeniyorum. Özgüvenim tam. Vücudumu da beğenirim, yüzümü de. İddialıyım yaniii…
Gay muhabbetinden gına geldi mi?
Hayır. Gay diyerek çok saldıranlar oldu.
Neden sen?
Bilmiyorum. Bunun kötü ve aşağılayıcı bir şey olduğunu düşünüp saldırıyorlar. Bana eşcinsel denmesi benden hiçbir şey götürmez.
Tarkan’la yakınlığın neden olabilir mi?
Olabilir. Her şey olabilir bir klibimde soyunmuştum, belki ondan. Belki de sadece başarılı ya da bakımlı olduğum için?
Nasıl bir erkeksin, dış görünüş önemli mi?
Kendime saygımdan dolayı önemlidir. İyi hissetmek için, işime, sevenlerime verdiğim değer için önemlidir.
Nasıl bakarsın kendine, merak ettim?
Spor yaparım, kremler kullanırım, manikür pedikür yaptırırım, saçlarıma dikkat ederim… Ben seviyorum kendime bakmayı. Enerjim artıyor. Birileri bir şey diyecekse umurumda bile olmaz!
Gelelim aşk hayatına. Önce, aşkı nasıl tanımlıyorsun?
Aşkı, aynı anda bir araya gelmesi çok zor olan etmenlerin ilahi bir şekilde, doğru anda doğru yerde, doğru kişilere değen bir sihirli değnek gibi görüyorum. Doğru kişi ile tanışırsınız zamanlama kötüdür, zamanlama uygundur ama kişi doğru değildir. Her şey uygun gibidir, beyin kimyanız hazır değildir. Gerçek aşkı yakalamak kolay değil.
Aşk bir afrodizyaktır diyebilir miyiz?
Bence evet. Aşk çok acayip bir şey. Aşk ve seks birbirlerinden ayrılamaz. O yüzden eğer aşıksanız bu durum sizde afrodizyak etkisi de yapabilir.
İçinde seks olmadan aşk olamaz mı yani?
Sağlıklı bir insanın hayatında, seks olmadan aşk olması mümkün değildir.
Aşk, bir bütün olma halidir demek mi istiyorsun?
Aynen böyle. Aşkın bir kimyası var çünkü. Kadın ve erkek arasında yaşanan aşk; sevişmeden, doyurucu bir cinsel hayat olmadan yaşanamaz. Tutku, özlem, cinsel arzu ve çekim aşkı aşk yapar. Aşık olduğun insanla sevişmek, müthiş güzel bir duygu. Bazıları aşkı kavuşamama hali olarak yorumlayıp dramatize ediyorlar. Ben ise aşkın kavuştuğun zaman aşk olduğuna inanıyorum. Diğeri olsa olsa hasret olur!
Seninle beraber olmaya can atan kızlarla çevrili etrafın. Hoşuna gidiyor mu?
Arzulanmak, istenmek, sevilmek muhteşem. Kadınlar, genellikle ertesi gün uyandıklarında devam etsin isterler. Senin de devam etmek istediklerin oldu mu? Olmadı değil ama olmadı…
Nasıl yani?
İstediklerim de oldu, istemediklerim de. Üstünde durduğum konu bu değil. İnsanların birbirlerinin hayatlarına girerken bir görevleri olduğuna inanıyorum. Sonuçta bu yaşıma kadar, kendime dair, kendimi tanımamla ilgili ne varsa, çok büyük bir çoğunluğunu hayatıma giren kadınlar sayesinde biriktirdim. Nasıl oluyor bu ilişkiler? Bunun bir reçetesi yok. Biriyle tanıştığınız ortamda elektriklenme olur ve karşılıklı ilgi ile gelişebilir olaylar.
En son ne zaman oldu böyle bir kaçamak?
Eliz’den önce tabii ki.
Sevgilinden korkuyor olabilir misin Murat’cığım?
Uzun süre önce yaşadığım ilişkilerdi. Yanlış bir şey anlaşılmasın, amiyane tabiriyle skorcu bir adam değilim. Çok sorunlu bir ilişkiden çıktıktan sonraki 1- 1.5 yıllık dönemde uzun süreli bir ilişkiye hazır değildim. O zaman bu tip ilişkilerim oldu. Onların hepsi özel insanlardı benim için. Bana bir şey öğrettiler.
Ne öğrendin?
Bu şekilde yaşanan ilişkilerle mutlu olamayacağımı. Aşksız ilişkiler bedeninizi beslerken ruhunuzu kemiriyor. Önce ruhumu doyurmam gerektiğini öğrendim. Çünkü ruhunuz açsa bedeninizin doyması mümkün değil. Her kadın sana bir şey mi öğretti. Her ilişkim.
İlişkide her şeyin iyi gitmesi sıkar mı seni?
Tam tersi ben ilişkide huzur ararım her zaman, kavga, gürültü, nefatiflik sevmem. Ama ara sıra tartışmak da ilişkiye iyi geliyor, tutkuyu arttırıyor.
Giyimde kadınlardan yardım alır mısın?
Eliz’le başladı. Beni iyi tanıdığı için ve işi bu olduğu için profesyonel anlamda yönlendiriyor.
Eliz’le 4 yıldır devam eden bir ilişkiniz var.
Bu röportajı yapabiliyorsam, konserlerde binlerce insanla buluşuyorsam bunun yüzde 50’si Eliz’e aittir.
Eliz’ den öncesi Eliz’den sonrası diyebilir miyiz?
Evet. Eliz’le kalplerimiz benzeşiyor, biz hayata mutlu gözlerle bakan, pozitif insanlarız.
Eliz menajerin aynı zamanda. Aşk ve iş bir arada yürüyor mu?
Tahmin ettiğimden de daha iyi yürüyor. O kadar güzel kurduk ki o düzeni, iş de aşk da çok güzel gidiyor.
Eliz hep yanında, hareket alanının daraldığını hissettiğin oluyor mu?
Eliz’le birlikte olmaktan asla rahatsızlık duymuyorum. Eliz enerji çalmaz, pozitifliği, neşesi ve her şeye ironik yaklaşan yapısıyla sizi hafifletir.
Doğru söyle, Eliz yanındayken hoşlandığın kızlar oluyor mu?
Hoşlanmak demeyelim hoşlanmak için az da olsa tanımak konuşmak lazım ama “Güzele bakmak sevaptır” dememişler boşuna. Güzel kıza bakarım, hatta Eliz’e de gösteririm.
Eliz’le nasıl bir hayatınız var?
Çok keyifli zaman geçiriyoruz. DVD izlemeyi, sinemaya gitmeyi, bir yerlerde bir kadeh şarap içmeyi, birlikte spor yapmayı çok seviyoruz. Çok sosyal insanlar olduğumuz için arkadaşlarımızla da vakit geçiriyoruz.
Eliz’e ne kadar güveniyorsun?
Güven verilen değil kazanılan bir olgu. En azından benim hayatımda böyle. Şu an kendime ne kadar güveniyorsam Eliz’e de öyle güveniyorum.
‘Hatun Yıkılıyor’ şarkısını onun için mi yaptın?
Oya Abla, güven ortamından bahsettik şimdi bu soru sorulur mu ama? Şaka bir yana bu şarkı aslında tek bir kişiye değil karşı cinse biriktirdiğim duyguların bir anda ortaya çıkmasıyla oluştu. Yani tüm o kendine baktıran hatunlar için yazılmıştır.
Sevgiline, kızların hayranlığından duyduğun mutluluğu hissettirmek hoşuna gider mi?
Gitmez mi? Ama bunu bir kıskandırma olarak algılamayın. Hayranlarım beni hayatta motive eden şey. Emeklerinizin karşılığı. Sevgilim bu mutluluğu bu ego okşanmasını en yakından gören kişi.
Sahi erkekler neden yapar bu küçük oyunları?
Benimkisi kızdırmaktan zevk almaktan. Aslında oyun gibi bir şey bu. Onu duygusal anlamda biraz gıdıklamaya benziyor. Ama Eliz yapısı gereği kıskanç biri olmadığı için çok da kızdırdığım söylenemez. Ama ilişkinin enerjisi canlanıyor!
Etek giydin, sırt dekoltesi olan resimler verdin, yeni bir bomban var mı?
Her an şaşırtabilirim yine…
Sıra dışı olmak için özel bir çaban var sanki?
Öyle demeyelim de ben sıradan değilim diyelim daha doğru olur. Ama bunun için özellikle birşey yapmıyorum; neysem oyum. Değişikliklere gitmekten, farklı şeyler yapmaktan içime sindiği müddetçe korkmuyorum. Bunu sırf farklı olmak için yapsam anlaşılır ve taşıyamam.
Hayatındaki kırılma noktalarında, seni en çok etkileyen neydi?
Off bu zor bir soru. Çünkü o kırılma noktaları bir değil birkaç tane. Ama hepsinin sebebinin hayal kırıklığı olduğunu söylemeliyim. Hayal kırıklığı insanın kolunu kanadını kıran lanet bir şey. Benim de böyle dönemlerim oldu, maddi ve manevi kazıklar yediğim oldu. Ama hepsinden bir şey öğrendim. Sizi öldürmeyen şey güçlendirir.
Bundan sonraki hayallerinden bahseder misin?
Hep daha çok kişiye ulaşmak. Dünyaca ünlü bir starla bir düet yapmak. Güney Amerika’dan Şili’den Brezilya’dan hayranlarım var oraya kadar ulaşabildiysem çok da uzak hayaller değil bunlar…
Serenay Sarıkaya.. “SEKSİ OLMAK İÇİN ÇABALIYORUM”
07 Mayıs 2010 Yazan admin
Kategori Magazin Haberleri
Henüz 18 yaşında olmasına rağmen oyunculuk ve mankenlik kariyerinde emin adımlarla ilerleyen ve “Adanalı”dizisiyşe adını duyuran Sarıkaya’nın en çok zorlandığı konulardan biri, ‘seksi olmaya çalışmak’.
“Adanalı”nın Sofia’sı Serenay Sarıkaya, Miss Turkey ikincisi seçildi, güzelliğini tescilledi.
Şimdi Kainat Güzellik Yarışması için Porto Riko’ya gitmeye hazırlanıyor. Henüz 18 yaşında olmasına rağmen oyunculuk ve mankenlik kariyerinde emin adımlarla ilerleyen Sarıkaya’nın en çok zorlandığı konulardan biri, ‘seksi olmaya çalışmak’.
Tempo için iddialı pozlar verdin. Avrupa’da olsaydın, böle bir çekimde rahat olur muydun?
- Avrupa’da insanlar sadece işlerini yaptıkları için yargılanmıyorlar. Ona bakan da, onu yapan da kendini güvende hissediyor. Ama Türkiye’de hep dikkatli adım atmak zorundasın. Özellikle de yaşın küçükse.
Bu muhafazakâr yapıyı kırmanın tek yolu, hepimizin daha cesur olmasından geçmiyor mu?
- Geçiyor ama ben daha bir yere gelmedim. Daha Serenay Sarıkaya olmadım. Böyle olunca insanlar “şöhret olmak için soyundu” damgasını yapıştırıyor ‘tak’ diye. O kadar kolay ki! Oysa ben modelim, bunlar beni şahsi olarak zorlayan ya da rahatsız eden durumlar değil.
Türkiye ikinci güzelisin artık. Dereceye gireceğini tahmin ediyor muydun?
- Hiç. Gerçekten düşünmemiştim. Kazandığımı anlayınca çok şaşırdım, “Yaa! Başardım. Türkiye’nin ikinci güzeliyim. En güzel ikinci kızıyım!” diye bağırdım içimden.
Poz verirken seni izledim, kendini yeni yeni seksi bulmaya başlıyor gibisin…
- Evet, hem de çok yeni. 18 yaşındayım, çok büyük işlerin içindeyim ama küçüğüm. Yeni yeni feminenlik, kadınsılık, dişilik gibi şeyleri keşfetmeye başladım kendimde.
Rahat mısın keşfettiğin şeyin içinde?
- Seksi olmak zorunda olmadığım zaman evet. Doğal hayatım içinde kendimi seksi hissettiğim zaman rahatım. Ama “Seksi ol” denilince, “Yapmalı mıyım? Yapmamalı mıyım? Nasıl görünüyorum? Aptal gibi mi?” benzeri bir sürü soru diziliyor peş peşe. Kadın denilen varlık seksi olmalı bence; kadınsı olmalı, dişi olmalı. Ama herkes olamıyor. Ben bile hâlâ seksi değilim, seksi olmak için uğraşıyorum mesela. Belki de hiç olamayacağım.
Erkekler nasıl görüyor seni?
- Bazen bir hazırlanıyorum; deri taytlar, kısa tişörtler, bordo rujlar, siyah farlar falan. O zaman ne düşündüklerini bilmiyorum! (Gülüyor) Ama okuldaki arkadaşlarım bana asla seksi demezler. Ama genelde şöyledir; kendimi şirin hissettiğimde insanlar her tarafımı sıkıştırmaktan alamıyorlar kendilerini. Seksi hissettiğimde de erkekler değişik tepkiler veriyor. “Of sen nasıl bir şeysin ya! Sen insan mısın ya!” diyorlar. Benim de hoşuma gidiyor, egom biraz yüksek sanırım.
CİNSİYETLER KAYDI!
Erkek arkadaşın var mı?
- Yok.
Nasıl birini isterdin?
- Baskın erkeği severim ben, dominant. Çünkü erkek dediğin, erkek gibi olmalı ya! Yani sevgilisini korumalı, kollamalı, ondan daha üstün olmalı. Öğreteceği bir sürü şey olmalı. Kadın ne yaparsa yapsın, arkasında durabilmeli. Artık yok sanırım öyle adam, o yüzden nefret ediyorum. Cinsiyetler kaydı. Ben bile çok daha dominant, erkek gibi kalıyorum onların yanında. Hiç hoşuma gitmiyor. O yüzden hayatımda birisi yok ve uzun zaman da olmayacak gibi hissediyorum. Ben sömüremeyeceğim bir erkekle olmak istemem. Zekasını, bilgi birikimini kullanamayacağım, onunla büyüyemeyeceğim, beni büyütemeyecek birini istemem. O yüzden mutsuzum.
OKTAY KAYNARCA HÂLÂ KIZIYOR
Bir dergide yayınlanan lolita fotoğraflarından sonra nasıl tepkiler geldi?
- “Tasvip etmiyoruz, ne gerek vardı” gibi şeyler söylendi. Diziden de tepki geldi. Oktay Bey (Kaynarca) çok kızdı, hâlâ da söylüyor. Ben şu noktaya hak veriyorum: Bir projenin içindeyim ve eğer yaptıklarım projeye zarar veriyorsa, o zaman çok üzülürüm ve kabul ederim. Ama onun haricinde, insanların ne dediği çok da önemli olmamalı. Çevremdeki insanlar, arkadaşlarım bile, “Sen küçüksün ve yanlış yapıyorsun, farkında değilsin”i kabul ettirmeye çalışıyorlar. Ama asla değil; küçük olabilirim ama kendimi biliyorum.
FOTOĞRAFLARI BÜYÜK HALİYLE VE NET GÖREBİLMEK İÇİN ÜZERLERİNE TIKLAYINIZ…














