Funda Arar… “İYİ BİR EVLİLİK İÇİN CİNSEL ÇEKİM ŞART’”
20 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Magazin Haberleri
Dört yıllık flört döneminden sonra Febyo Taşel’le nikah masasına oturan ve evliliğinde beş yılı geride bırakan Funda Arar, işin sırrını açıkladı: “İyi bir evlilik için cinsel çekim şart!”
Son zamanlarda şöhretler dünyasında boşanan boşanana… Evliliğe inanç sarsılıyor, boşanmak olağan vaka sayılıyor. Neyse ki istisnalar da var… Dört yıllık flört döneminden sonra Febyo Taşel’le nikah masasına oturan ve evliliğinde beş yılı geride bırakan Funda Arar, işin sırrını açıkladı: “İyi bir evlilik için cinsel çekim şart!”
Müzik piyasasında oldum olası aynı çizgidesiniz… Hep ağırbaşlı, hep hanımefendi… Bu gerçekten siz misiniz yoksa kendinizi korumak adına böyle mi görünüyorsunuz?
- Ben arkadaş grubu içerisinde çok gülen, şakalar yapan biriyim. Ama başka bir topluluğa girince çekingen oluyorum. Yaptığın müzikle de alakası var tabii. Genelde benden hep romantik şarkılar duydukları için çok ağırbaşlı ve ciddi olduğumu düşündüler. Hoppa zıppa, esprili tarafımı fazla yansıtamadım. Bu eğlenceli yanımı da görmeleri lazım aslında…
Görebilecek miyiz peki?
- Yapmak istediğim müzikli bir TV projesi var, belki orada… Tarzımdan çok uzaklaşamam tabii. Gidip de talk show tarzı bir programa soyunamam ama…
Neden talk show yapamayasınız?
- O başka bir şey. Konuklar üzerinden yürüyor program… Hazır cevap olmak, anında espri yapabilmek gerek…
Oyunculuğa soyunmadınız, birkaç sunuculuk deneyimi dışında kesintisiz TV programı yapmadınız. 11 yıldır sadece müzikle uğraşıyorsunuz. 24 saatiniz müzikle mi geçiyor?
- Yok canım! Öyle bir şey mümkün mü? Alışverişe gidiyorum, TV seyrediyorum, herkesin yaptığı şeyleri yapıyorum. Çok marjinal, abidik gubidik bir hayatım yok. Ekranda süs püs, şarkı, sahne derken bir havan oluyor. ınsanlar da senin ulaşılmaz olduğunu düşünüyor. Halbuki öyle değil, biz de onlar gibi yaşıyoruz. Ben kendini çok saklayan, etrafına çember ören bir sanatçı değilim. Her yere girer çıkarım, pazara da giderim. Bunlardan kendimi mahrum etmek istemiyorum. Herkesin bir mesleği var. Ben de bu mesleği yapıyorum. Benim şöhret olmam neyi değiştirir? Ben zaten özgürlüğüne düşkün biriyim. Beni kısıtladıkları zaman agresif bir insan olurum. Biri bana “şunu yapma, oraya gitme” derse inadına giderim. “Tamam” deyip bildiğini okuyanlardanım.
FEBYO’YU TANIMASAM ASLA EVLENEMEZDİM
En son ne zaman eşiniz Febyo’ya “Tamam” deyip bildiğinizi okudunuz?
- O kadar çok ki! O bazen “Gereksiz harcama yapma” diye uyarır. Ama söz konusu bir çift ayakkabıysa, kendimi tutamam. Alıp bir süre saklarım. Ortaya çıkardığımda Febyo hatırlamaz bile!
Sadece alışverişte mi bildiğinizi okuyorsunuz, yoksa evdeki gizli güç her zaman siz misiniz?
- Gizli güç olma durumu var ama biz ne olursa olsun konuşuruz, fikirlerimizi paylaşırız. Ortak bir nokta buluruz. Ben de bir şey yapacaksam ona danışırım. Bir tek alışveriş konusunda ona danışmıyorum işte…
Uzun yıllar birlikte olduktan sonda evlendiniz ve beş yıldır evlisiniz. Sizin camianızda insanlar üç ay içinde boşanıyor oysa… Peki sizin sırrınız ne?
- Şunu hep söylüyorum: Febyo gibi biri karşıma çıkmasaydı ben evlenemezdim. Özgürlüğüme bu kadar düşkünken, beni kısıtlayan, “Onu niye giydin, neden yaptın, nereye gittin, kim aradı” diyen birine katlanamazdım. Öyle şeylere hiç gelemem.
Evliliğin devamı için neleri dikkat edersiniz?
- Öncelikle anlayış ve sabır şart. Sen başka bir insansın, o başka… Bunu kabullenmek şart. Eğer kendin gibi birini bekliyorsan; senin yaptığını yapsın, senin gibi davransın istiyorsan, o zaman yürümez. ıki taraf da birbirinin kusurunu aramaya kalkarsa, saat başı kavga edersin.
AŞK EVLENMEDEN ÖNCE BİTİYOR
Evlilik, aşkı öldürüyor mu?
- Evlenmeyi bırak, flört ederken bile aradan 3-4 sene geçtiğinde aynı heyecan olmuyor. “20 sene geçti, kalbim hâlâ güp güp atıyor” diyen nadirdir. Böyle bir şey yok. Zamanla alışkanlık oluyor, o insana çok bağlanıyorsun.
Peki o heyecan neye bırakıyor yerini? Eşler zamanla çekiciliklerini kaybediyorlar mı?
- Normalde çıkarken kendine gösterdiğin özeni göstermiyorsun tabii. Birbirinizin her halini görüyorsunuz. En iğrenç, en pasaklı hallerini… O heyecan yerini sevgiye ve arkadaşça duygulara bırakıyor. Bir de tensel olarak, yani cinsel anlamda birbirinizi çekmeniz, bu çekimi korumanız gerek. “Aynı eve girdik, tamam oldu” denmemeli. Eşler birbirine sürpriz yapmalı. Bu heyecanları ayakta tutacak bazı güzellikler yapıldıkça evlilik yürür.
Her an bakımlı olmak şart mıdır?
- Evindeyken partiye gider gibi dolaşan kim var yani! Herkes şortunu, pijamasını, eşofmanını giyip oturuyor. Mini etekle de oturulmaz ki! Öylesi bir de şüphe uyandırır, “Bu kadın neden böyle” diye düşündürür. Ama ne yazık ki kadınlardan devamlı bakımlı olmaları bekleniyor, “Doğum yaptı kiloları kaldı” diye eleştiriliyor! Adam göbeği salmış, o olmuş mu peki! Tuhaf, her şey kadınlardan bekleniyor. Evlenmişler. Aradan 20 sene geçmiş, adam kilo almış, kel olmuş. Ondan sonra karısını aldatmaya başlıyor. Bahanesi de “Benim karım bakımsız, benimle ilgilenmiyor” oluyor. E peki sen o kadının evlendiği adam mısın?
SANATLA HİÇ ALAKASI OLMAYAN İNSANLAR BENDEN ÇOK KAZANDI
Seksi pozlar vermediniz. 15-20 kişiyle aşk yaşamadınız. Adınızın birlikte anıldığı ilk adamla evlendiniz ve insanların ünlüler camiasında alıştığı kuralları alt üst ettiniz. Bunun farkında mısınız?
- Evet. Magazini hiç kullanmadan, seksi pozlar vermeden, kimseyle polemik yaşamadan, sevgili haberlerim çıkmadan şöhret oldum. Ama bu durumda kendini kabullendirmek çok zor, biliyor musun?
Sizin seçtiğimiz yol diğerinden daha uzun ve zorlu, değil mi?
- Evet. Çok üzülüyorsun, kırılıyorsun. Hak etmediğin şeylerle karşılaşabiliyorsun. Karşındaki insanın sanatla hiç alakası yok mesela, skandalları var sadece, o anlamda şöhret. Sen ise bunca zaman okumuşsun, “Müzik yapacağım” diye yırtınıyorsun. Ama o kişi senden daha çok ilgi görüyor, senden daha çok para kazanıyor. Bu çok acı bir şey.
Mehmet Ali Erbil… MAL VARLIĞINA TEDBİR KONDU!
20 Mart 2010 Yazan admin
Kategori Magazin Haberleri
Esin Övet, Mehmet Ali Erbil-Tuğba Erbil çiftinin boşanma davası ile ilgili yazısında karısını aldattığı iddia edilen adama acımış gözüküyor.
Habertürk yazarı Esin Övet’in söz konusu yazısı;
Mehmet Ali Erbil-Tuğba Erbil çiftinin boşanma davası çok hararetli geçecek. Hafta içinde gazetecilere, “Beni yok sayın. Ben hiç birşey istemiyorum” diyen Tuğba Hanım, eşinin tüm mal varlığına tedbir koydurdu. Mehmet Ali Erbil, eşinden habersiz bir çöp bile satamayacak.
ASTORIA’DAKİ PENTHOSE’U İSTİYOR
Boşanma kararının ardından Mehmet Ali Erbil’ in, eşi ne Bodrum’ da 1.5 milyon liralık yazlık ve Tarabya ’da 4 milyon liralık ev verdiği ancak Tuğba Hanım’ın, iki evin yanı sıra 3 milyon lira para, 37 bin 500 lira nafa ka ve Astoria’ da ki penthouse daireyi istediği öğrenildi.
Geçen akşam ayaküstü karşılaştık Mehmet Ali Erbil ile. Yorgun ve düşünceliydi. 15 yıldır tanıdığım Mehmet Ali Erbil’i ilk kez öyle gördüm. Şahsen üzüldüm. Çünkü çocuğunun annesi Tuğba Erbil’den darbe üstüne darbe yiyor. Ne tuhaf, evlilik sonrası sanki böyle olmalıymış gibi… Neden kimse dostça ayrılamıyor! Ben en çok Tuğba Erbil’in açıklamalarına şaşırıyorum.
Hani bu hafta bütün gazetelerde;
“Ben hiçbir şey istemiyorum. Beni yok sayın” diyen Tuğba Erbil, bir zamanlar aynı yastığa baş koyduğu adamın her şeyini alıp, kapının önüne koymak istiyor aslında. Boşanma kararı alındıktan sonra, Mehmet Ali Erbil, Bodrum Yalıkavak’daki 1.5 milyonluk yazlığı ve Tarabya’daki 4 milyon değerindeki evi vermiş Tuğba Erbil’e.
Ama Tuğba, bu iki evin yanında maddi ve manevi 3 milyon TL, kendisi için aylık 30 bin, oğlu için 7.5 bin TL’lik nafaka ve değeri bir hayli yüksek olan Astoria’daki Penthouse’u da istiyor. Asgari ücretin net 576,57 TL olduğu bir ülkede 7 bin TL’ye ev kiralayan Tuğba Erbil’in lüks düşkünlüğünü bilmeyen yok. Daha önce mütevazı bir hayat yaşayan Tuğba Erbil’in Mehmet Ali Erbil ile evlendikten sonra tek bir alışverişinde 60 bin TL harcadığını biliyorum.
Ha bu arada, Mehmet Ali Erbil’in mal varlığına da tedbir koydurmuş Tuğba Erbil. Yani Mehmet Ali, ondan habersiz tek bir mal alıp satamaz veya başkasının üzerine devredemez. Şu anda bindiği arabada bile tedbir var.
Ne komik ne komik! Bence, bir oğulları olduğunu unutmamalı ve Mehmet Ali Erbil’in, daha önce boşandığı üç eşine ve iki çocuğunu da hâlâ baktığını hatırlaması lazım Tuğba Erbil’in. Bu dava bitmez. Anne şefkati olan bir kadının bu tarz hırsını anlayamadığım gibi, mal cambazı olmasını hiç ama hiç anlamıyorum.
Demet Akalın… “ŞEREFLİ BABA”YA 7 BİN LİRA TAZMİNAT!
08 Mart 2010 Yazan admin
Kategori Magazin Haberleri
Demet Akalın söylediği sözler nedeniyle iki ayrı davada hem para cezasına, hem de İstiklal marşına yorum yapma cezasına çarptırıldı.
Şovmen Mehmet Ali Erbil, 2007′de, şarkıcı Alişan ile kızı Sezin Erbil’in nişanı bozulduktan sonra kameraların önünde, “Alişan’a bir an önce şerefli bir babanın şerefli kızını bulmak istiyoruz” diyen Demet Akalın’dan 7 bin lira tazminat kazandı.
İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada Akalın’ın konuşmaları bilirkişiye gönderildi. Bilirkişi, raporunda Demet Akalın’ın sözlerinin hakaret içerdiğini belirtti. Mahkeme de, Akalın’ın Erbil’e 7 bin lira tazminat ödemesine hükmetti. Akalın, faiziyle yaklaşık 12 bin lira ödeyecek. Sezin Erbil de Akalın hakkında hakaret içerikli dava açılması için mahkemeye başvurmuştu. Akalın, geçen ay 2 bin 240 lira para cezasına çarptırılmıştı.
Öte yandan; Bodrum konserinde “Ağabey Diyarbakır’dan mı geldiniz hepiniz? Dağdan mı? Moron moron bakıyorsunuz” sözleri nedeniyle hakkında dava açılan Demet Akalın, ilginç bir cezaya çarptırıldı.
MORON MORON BAKIYORSUNUZ
Demet Akalın, 19 Mayıs 2008 yılında Bodrum’daki 5 yıldızlı Rixos Otel’de verdiği konserde seyircileri coşturmak için “Ağabey Diyarbakır’dan mı geldiniz hepiniz? Dağdan mı? Nerden geldiniz anlamadım yani. Moron moron bakıyorsunuz ağabey. İnsan bir tempo, bir alkış bir şey yapar yani. Soğuk soğuk şurada şortla çıktık. Çok ruhsuz başladınız geceye” demişti.
Bu sözleri nedeniyle tepki çeken Akalın hakkında Diyarbakırlı 7 işadamı “Halkın bir kesimini sosyal sınıf mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağıladığı” iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuştu.
1 SAYFA İSTİKLAL MARŞI 5 SAYFA YORUM
Demet Akalın hakkında Bodrum 2’nci Sulh Ceza Mahkemesi’nde açılan kamu davasında karar duruşması yapıldı. Akalın’ı n avukatı Ersan Taştekin, müvekkilinin halkı aşağılama niyetinin bulunmadığını belirterek “Müvekkilim salonda bulunan bir arkadaşıyla şakalaştı. Amacı espri yapmaktı. Yanlış anlaşıldı” dedi.
Mahkeme heyeti, duruşma sonunda Akalın ile ilgili hükmün açıklanmasının ertelenmesine ve tedbir cezası olarak da İstiklal Marşı’nın sözlerini 1 sayfaya yazması ve marşımız hakkında 5 sayfa da yorum yapmasına karar verdi. Akalın’ın avukatı Taştekin, bu kararı temyiz etti.
O dönem, tepkiler nedeniyle bir basın toplantısı düzenleyen Demet Akalın “O gün, Diyarbakır’dan gelen Oğuz ile benim ortak arkadaşlarımız vardı. Yemekte başlayan esprimiz sahnede de devam etti. Bu tabii ki benim hatam. Bu espriyi yemekte bırakmam lazımdı. Sahneye taşımam yanlış oldu. Sahneden de karşılık şakalaşıyorduk. Tamamıyla benim hatam. Diyarbakır’a gidip ayrıca özür dileyeceğim. Gönüllerini almaya çalışacağım. Bilinçli yapılmış bir şey asla değil. Böyle bir şey ne Diyarbakır ne de başka yerler için olamaz. En nefret ettiğim şey yanlış anlaşılmak. Sıkıntıdan dudağımın üst kısmında sivilce çıktı” demişti.
Seçkin Piriler-Kaan Tangöze… 24 MART’TA EVLENİYORLAR…
03 Mart 2010 Yazan admin
Kategori Magazin Haberleri
Nişanlanma haberini Türkiye’de ilk kez magazinkolik.com da okuduğunuz çiftin düğünü, Duman grubunun konser yoğunluğu nedeniyle hafta içine alındı.
Duman Grubu’nun solisti Kaan Tangöze fanatik hayranlarının tüm tepkilerine rağmen manken sevgilisi Seçkin Piriler ile 24 Mart’ta evleniyor… Özellikle genç kızların hayran olduğu ünlü rock grubu Duman’ın solisti Kaan Tangöze (35) bekarlığa veda ediyor. Tangöze, 4 yıldır birlikte olduğu manken sevgilisi Seçkin Piriler (27) ile 24 Mart Çarşamba günü nikah masasına oturuyor. İlk olarak İtalya’da Türk konsolosluğunda evlenmeyi planlayan çift daha sonra Ulus’taki bir mekanda karar kıldı. 2 aydır düğün hazırlıkları yapan çiftten Seçkin Piriler, gelinliği için son provalarını tamamladı.
Ünlü manken, modacı Esin Arıcan imzalı sade bir gelinlikle nikah masasına oturacak. Kaan Tangöze’nin ise hala bir simokin arayışı içinde olduğu öğrenildi. İlişkilerini 4 yıl boyunca gözlerden uzak yaşayan çift düğünlerine de sadece aile bireylerini ve çok yakın dostlarını davet ettiler. Öyle ki düğünün tarihi ve mekanı duyulmasın diye davetiyelerini bile son hafta dağıtmayı planladılar. Çiftin en büyük korkusu ise Tangöze’nin fanatik hayranlarının düğünün yapılacağı mekanı basması. Özellikle genç kızların hayran olduğu Tangöze, Seçkin Piriler ile ilişkisinin başlarında bu yüzden zorluklar yaşamıştı. Kadın hayranları “Seçkin ile ayrıl” diyerek internet ortamında kampanyalar başlatmıştı. Tüm bu yaşananlara rağmen ünlü solist, sevgilisine sahip çıkmış, istikrarlı bir ilişki sürdürmüştü. Seçkin Piriler de ancak yıllar sonra Kaan Tangöze’nin bir kısım hayranları tarafından kabul görmüştü. Mankenlikten gelen tekliflerde seçici davranan aynı zamanda oyunculuğa da atım atan Piriler’in evlendikten sonra da mesleğine devam edeceği öğrenildi.














