Neez Kılıç… İKİ ERKEK DERGİSİNİN ARASINDA KALDI…

05 Temmuz 2010 Yazan admin  
Kategori Magazin Haberleri

Neez Kılıç… İKİ ERKEK DERGİSİNİN ARASINDA KALDI…

Neez Kılıç… İKİ  ERKEK DERGİSİNİN ARASINDA KALDI…

20 Yaşındaki Türk kızı İtalyan Maxim ve Playboy Dergilerinden soyunması için resmi teklif aldı. Neez şimdi Lejyoner olarak Avrupa’ya gitmenin hazırlıklarını yapıyor…

Adı Neziha… Soyadı; Kılıç… Ama o Neez adını kullanıyor kısaca… “Dikkat edin 2 e var diyor adımda”… Bunu da “Bana taklitçi demesinler diye 2 e kullanıyorum adımda diyor…
Neez henüz 20 yaşında bi genç kız…11 Ocak 1990 doğumlu… 6 kardeşin en büyüğü…
Neez’in amacı ve hedefi iyi bir oyuncu olmak… Bu uğurda model olarak atılmayı uygun görmüş kendine… Ona da bu uğurda daha deneyimli olan model ve oyuncu Nilay Baysal adındaki bir arkadaşı kucak açmış.. Sadece kucak değil, bir anlamda ufkunu da açmış Neez’in, Nilay arkadaşı…
Nasıl mı?.. Bu sayfada gördüğünüz fotoğrafları henüz çekilir çekilmez Neez’in bile haberi olmadan İtalya’da yaşayan Piedro adındaki bir manken arkadaşına yollamış… İtalyan medyasıyla çok iç içe olan bu erkek manken, resimleri 2 ayrı kanaldan İtalyan Playboy ofisine ve Maxim Dergilerine yollamış…
Olay tam unutulacakken yaklaşık 10 gün kadar sonra önce Maxim; birkaç gün sonra da Playboy’dan aramışlar Nilay’ın arkadaşı Piedro’yu ve her iki dergi de “acil” kaydıyla “Bu fotoğraftaki kızla görüşmek istiyoruz” demişler..
Piedro, İstanbul’a telefon açıp haberi Nilay Baysal’a verirken heyecandan sesi titriyormuş adeta. “Bu iki dergi için de her ay yüzlerce kız başvuruyor ve her 2 dergide de sadece en fazla ikişer kızın fotoğrafları yayınlanıyor.. Beni aradıklarında önce şaka yapıyorlar sandım.ma baktım ki iş ciddi. Hemen sizi arıyorum, al Neez’i atla gel Roma’ya” demiş…
Nilay ve Neez, şu günlerde harıl harıl işten işe koşuyorlar ve İtalya seyehatinin masraflarını çıkarmaya çalışıyorlar.. Neez CNR’daki bir araba fuarında tanıtım mankenliği yapmış ardından da Ankara Vakko’nun açılışında tanıtım mankenliği yapmış…
Belli mi olur, bakarsınız ülkemizi Avrupa’da temsil eden lejyoner futbolcularımız gibi bir de lejyoner modelimiz oluverir !


FOTOĞRAFLARI BÜYÜK HALİYLE VE NET GÖREBİLMEK İÇİN ÜZERLERİNE TIKLAYINIZ…

Fotoğrafı büyütmek için tıklayınız. Fotoğrafı büyütmek için tıklayınız. Fotoğrafı büyütmek için tıklayınız. Fotoğrafı büyütmek için tıklayınız. Fotoğrafı büyütmek için tıklayınız. Fotoğrafı büyütmek için tıklayınız. Fotoğrafı büyütmek için tıklayınız. Fotoğrafı büyütmek için tıklayınız. Fotoğrafı büyütmek için tıklayınız. Fotoğrafı büyütmek için tıklayınız. Fotoğrafı büyütmek için tıklayınız. Fotoğrafı büyütmek için tıklayınız. Fotoğrafı büyütmek için tıklayınız.

Kuşum Aydın… HIRSIZI KAMERAYA KAYDETTİM !…

05 Temmuz 2010 Yazan admin  
Kategori Magazin Haberleri

Kuşum Aydın… HIRSIZI KAMERAYA KAYDETTİM !…

Kuşum Aydın... HIRSIZI KAMERAYA KAYDETTİM !...

‘Kuşum Aydın’ lakaplı şarkıcı Aydın, Kanaltürk’teki ‘2. Sayfa’da çok ünlü bir kişinin Etiler’deki evinden 100 bin dolar çaldığını iddia etti.

Aydın “Son 8 yıldır evimdeki kasamdan sürekli para eksiliyordu. Hesabımı bilmediğim için önceleri hiç önemsemedim. Bir gün 10 bin dolar birden gitti. Şüphelendim!
Evime kameralar yerleştirildi. Görüntülere bakınca 3 gün kendime gelemedim. Hırsız çok ünlü erkek bir arkadaşımdı.
Görüntüleri bir CD’ye yükledim. Ünlü arkadaşımın doğum gününü bekleyip bir yemek organize ettim. Yemekte CD’yi önüne atıp her şeyi açıkladım. Bayıldı.
‘-Ne olur beni affet, kleptomanım. Aldığım paraları dolara yatırdım. Bekle bozdurup geleyim’ dedi. 70 bin dolarımı hemen iade etti. 30 bin dolarımı hala vermedi.
Bir sağlık sorunu var diye onu affettim. Ama hırsızlık CD’si hala evimde, kasamda. Bunu bildiği için bana sürekli kötülük kusuyor.
Ben Almanya’dayken ‘Aydın AIDS oldu’, ‘Aydın hemcinsiyle evlendi’ diye arkamdan dedikodu yapan bu kişi. Unutmasın ki hırsızlık CD’si bende. Onu tehdit etmiyorum, ‘Kendine gel’ diye uyarıyorum” dedi.

Doğa Rutkay… ANNESİNİN GÖZÜ ÖNÜNDE ÖPÜŞTÜ…

01 Temmuz 2010 Yazan admin  
Kategori Magazin Haberleri

Doğa Rutkay... ANNESİNİN GÖZÜ ÖNÜNDE ÖPÜŞTÜ...

“Kaygan Zemin” adlı tiyatro oyunuyla Kıbrıs Kaya Artemis’te sahneye çıkan Doğa Rutkay, annesinin gözleri önünde rol gereği öpüşmek zorunda kalınca zor anlar yaşadı.

Doğa Rutkay, “Eskiden animatörlük yaptım, bana çok çektirmişlerdi şimdi otelde sahneye çıkınca duygulandım” dedi. Ayakligazete.com’un haberine göre; Uğur Uludağ’ın yazıp yönettiği Hakan Bilgin, Doğa Rutkay, Yağmur Kaşifoğlu ve Doğa Rutkay’ın başrollerini paylaştığı Kaygan Zemin adlı tiyatro oyunu, yaz sezonu boyunca her Perşembe akşamı Kıbrıs Kaya Artemis’te sahnelenecek.

Oyunun ilk sahnesi Doğa Rutkay için oldukça duygusal geçti. Rutkay, oyundan sonra yaptığı açıklamada “Yıllar önce 3-4 yıl bir otelde animatörlük yaptım. Necmi Yapıcı benim şefimdi. Bana çok çektirdi, çok ağlamıştım. Şimdi yıllar sonra tekrar bir otelde sahne alınca aklıma o günler geldi çok duygulandım” dedi.

Doğa Rutkay ile birlikte Kıbrıs’a annesi Nuran Duru ile birlikte geldi. Duru, kızının oyununu en ön sıradan izledi. Oyunun bir sahnesinde Uğur Uludağ ile öpüşen Doğa Rutkay, annesi de izlediği için zor anlar yaşadı.

Esra Erol… KINASI YAKILDI, NİKAH CANLI YAYINDA!

29 Haziran 2010 Yazan admin  
Kategori Magazin Haberleri

Esra Erol… KINASI YAKILDI, NİKAH CANLI YAYINDA!

Esra Erol... KINASI YAKILDI, NİKAH CANLI YAYINDA!

Haftasonu gerçekleştirilen kına gecesine ait fotoğraflarını Facebook’daki sayfasında bugün yayınlayan Esra Erol, 11 Temmuz 2010 Pazar günü yapacağını duyurduğu düğün tarihini 2 Temmuz 2010 Cuma olarak değiştirdiğini açıkladı.

Haftasonu gerçekleştirilen kına gecesine ait fotoğraflarını Facebook’daki sayfasında bugün yayınlayan Esra Erol, 11 Temmuz 2010 Pazar günü yapacağını duyurduğu düğün tarihini 2 Temmuz 2010 Cuma olarak değiştirdiğini açıkladı.

Kendisini izleyen ve o an yanında olmak isteyen herkesi düğününe davet eden güzel sunucu gözyaşlarına hakim olamayarak şöyle konuştu;

“Ben işimi çok seviyorum. Ve işim yavaş yavaş yaşam biçimim haline dönüştü. Sizleri çok seviyorum. Yaptığım işin bilincindeyim. Ve ne kadar keyif aldığımı anlatamam. Dünyanın en zor mesleği nedir dense; bir maden işçiliği, ikinci olarak ise canlı yayın programı sunmak derim. Benim ağzımdan bir şey çıkmaz ama gelen adayın söylediği en ufak bir söz ağır bedeller ödetir.

Benim yaptığım program diğerlerinden çok farklı. Sizler buraya bana inanarak, güvenerek geliyorsunuz. Ben insanlara bu programdan eş bulup evlendiriyorsam, benim de bu şekilde evlenmem gerekiyor. Eşim Ali, sürekli itirazlar gösterdi. Ben televizyon önündeyim ama Ali, kendi çevresi ve arkadaşlarından dolayı bunu yapmak istemez. Ben de ona dedim ki, beni seviyorsan benim yanımda olmalısın. O da beni kırmadı. Evet, açıklıyorum; 2 Temmuz Cuma günü burada, canlı yayında evleniyorum. Ve nikahım da burada kıyılacak. Ben gelinliğimi giyeceğim, o da damatlığını giyecek ve canlı yayında herkesin huzurunda evleneceğiz.

Bu özel güne tanıklık etmek isteyen herkesi programa davet ediyorum. Yerimiz Çobançeşme’de. Herkes kanala gelebilir. Ben herkesi oturtacak bir yer bulurum. Kim gelmek istiyorsa, kim o an yanımda olmak istiyorsa bekliyorum. Ve buradan Ali’ye çok teşekkür ediyorum.”



FOTOĞRAFLARI BÜYÜK HALİYLE VE NET GÖREBİLMEK İÇİN ÜZERLERİNE TIKLAYINIZ…

Fotoğrafı büyütmek için tıklayınız.

Şebnem Arda… “ÇOCUKLARIMI BAŞIMDAN ATMADIM!”

22 Haziran 2010 Yazan admin  
Kategori Magazin Haberleri

Şebnem Arda... "ÇOCUKLARIMI BAŞIMDAN ATMADIM!"

İki çocuğunu yalnız büyüttüğünü söyleyen Kaan Yakuphan’ın açıklamaları eski eşi Şebnem Arda’yı kızdırdı.

Facebook’tan “Sen ne biçim annesin” mesajları aldığını söyleyen Arda “Çocuklarımı yaşadığım sıkıntıya ortak etmek istemedim” dedi.

Ayşe Arman, Babalar Günü için iki çocuğunu yalnız büyüten TV8 spikeri Kaan Yakuphan’la röportaj yaptı. Yakuphan röportajda, çocuklarıyla ilişkisini ve eski eşi Şebnem Arda’dan neden ayrıldığını anlattı.

Ancak ünlü spikerin “Eski eşim çocuklara ilk yıl baktı. Ama bu senenin başında ‘Ben yapamıyorum. Onlara benden daha iyi bakacağına eminim’ diyerek çocukları bana verdi” sözleri, Arda’nın tepkisini çekti.

Şebnem Arda, şunları söyledi: “Eski eşim, çocuklarımı neredeyse ‘keyfi’ bir şekilde hayatımı yaşamak için başımdan attığımı ima etmiş. Boşandığımda işsizdim. Eski eşimin çocuklarıma verdiği aylık 1500 lirayla geçinmek durumunda olmama rağmen, ‘Bu çocukları bu parayla geçindiremem’ demedim, tabiî ki aldım çocuklarımı. Ben nasılsa ekmeğimi taştan çıkarırdım. Nitekim geçen yaz özel bir kanalda bir programa başladım.

Program kısa sürdü, kanal yayından kaldırdı. Çocuklarımı, alıştıkları standartlardan mahrum etmemek için eski eşimle konuştum ve kendimi toparlayana kadar bir süre çocukların onunla kalmasını istediğimi ilettim. 10 ay geçti. Nasıl geçti? Zor geçti. Ayakta kalmaya devam ediyorum. Neden? Sadece çocuklarımla yeniden bir arada olabilmek için. Tek yaşama amacım, savaşımın tek sebebi çocuklarımın yüzüne bakamayacak duruma getirilmeye çalışılmayı anlayamadım. Kırıldım.”

Seren Serengil… “MUSA İLE BARIŞMAMAMYA KESİN KARAR VERDİM!”

12 Mayıs 2010 Yazan admin  
Kategori Magazin Haberleri

seren_serengil_bebek_mezari_1a.jpg

Eşi Musa Aytun’un da vatani hizmetini yaptığı Hatay’dan önümüzdeki hafta geleceğini belirten Seren Serengil, “Musa ile barışmamaya kesin karar verdim. Ona güvenim yok” diye konuştu

BEBEĞİNİ BİR AY SONRA TOPRAĞA VERECEK

6 aylık doğan ve sadece 4 gün yaşayabilen bebeği Stefani’yi mahkeme kararıyla, eşi ve kayınpederi tarafından naylon torbanın içinde gömüldüğü Musevi Mezarlığı’ndan çıkarttıran Seren Serengil, önceki gün İstanbul Adliyesi’ndeydi

Avukatıyla Adli Tıp‘a giden ve bebeğine yapılan DNA testi için doku ve kan örneği veren Seren Serengil, “Stefani’nin cenazesini bana ancak 1 ay sonra teslim edebiliyorlar. Bebeğimi gömmeden vicdanım rahat etmeyecek” dedi.

Boşanma davası devam eden eşi Musa Aytun’un da vatani hizmetini yaptığı Hatay’dan önümüzdeki hafta geleceğini belirten Seren Serengil, “Musa ile barışmamaya kesin karar verdim. Ona güvenim yok” diye konuştu

Deniz Akkaya’nın sabrı taştı… “CİPİ BIRAK KIZININ NÜFUS KAĞIDINI ÇIKAR!”

07 Mayıs 2010 Yazan admin  
Kategori Magazin Haberleri

deniz_akkaya_efe_ozbilgin_jip_1.jpg

Deniz Akkaya, Milliyet Cadde’ye özel yazdığı mektupta “Cip hediye değil, benimdi. Kızımın ihtiyacı için sattım. Asıl üzüntüm, Ayşe’nin nüfus kağıdını çıkarmaması” dedi.

Efe Özbilgin alacak davası açtı, Deniz Akkaya’nın sabrı taştı. Deniz Akkaya, Milliyet Cadde’ye özel yazdığı mektupta “Cip hediye değil, benimdi. Kızımın ihtiyacı için sattım. Asıl üzüntüm, Ayşe’nin nüfus kağıdını çıkarmaması” dedi.

- Deniz Akkaya’yla doğum öncesinde Miami’de buluşmuştuk. Tek başına ama çok istekli ve heyecanlıydı.
- Çocuğunun babası Efe Önbilgin ile ilişkisi hakkında çok şey yazıldı çizildi ama o hep sessiz kalmayı tercih etti.
- Ancak dün çıkan haber, bardağı taşıran son damla oldu. Çünkü Önbilgin, “Hediye ettiği cipi başkasına sattı” gerekçesiyle Akkaya’ya 86 bin TL’lik dava açmıştı.
- Akkaya, bunun üzerine suskunluğunu bozmaya karar verip bana bir mektup yolladı.
- “Ricalarıma rağmen kızımın nüfus cüzdanı çıkmadı” diyen Akkaya’nın mektubunu, virgülüne dokunmadan yayınlıyoruz.

İşte Deniz Akkaya’nın mektubu

Suskunluğumu korumamın, yaptığım tek röportajda dahi gerçekleri söylemeyerek aslında olması gerektiği şekilde anlatmamın tek nedeni tüm bunların Ayşe’ye kötü birer miras olarak kalacak olmasıdır.

Efe Önbilgin, 2006 senesinde hayatımda yoktu. O seneden beri her ay banka kredisini ödediğim zaten dört senedir kullandığım arabamı evet, sattım. Kızımla birlikte yaşadığımız evin tüm masrafları ve canım kızımın ihtiyaçları için. Bunda utanılacak bir taraf mı var?

Hamileliğim ve sonrasında çıkan haberler arasında yine düzeltmesi kendisinin görevi olan bir başka haber de doğum hediyesi olarak bana Porsche marka spor otomobil alınmasıydı.
Benim zaten böyle bir beklentim olmadı. Olamaz. Ayşe’dir bana en büyük hediye. Bu araba Efe Önbilgin tarafından alınmış ve kullanılmaktadır.

Ve Ayşe’yi evlilik nedeniyle göstermemek nasıl hastalıklı bir zihnin ürünüdür? Maalesef ki türlü rica ve ısrarlarıma rağmen minik kızımın nüfus cüzdanı çıkmadı.
Bir anne olarak aylardır tek üzüntüm babasının Ayşe’nin nüfus cüzdanını çıkartmamasıdır.

Taraflardan Efe Önbilgin de ‘cip davasının’ gerçek nedenini şöyle açıkladı!

Deniz Akkaya 4.5 aylık kızı Ayşe’nin babası Efe Önbilgin’den 20 gün önce ayrıldı. İddiaya göre; bu ayrılığın nedeni; Deniz Akkaya’nın evlenmek istemesi, Efe Önbilgin’in nikaha karşı çıkmasıydı.

Efe Önbilgin Posta’ya yaptığı açıklamada şunları söyledi: Satışı öğrendiğimde çok sinirlendim. Deniz’den cipin parasını istedim, vermedi.

86 bin TL’yi istiyorum. Deniz bunları paraya ihtiyacı olduğu için değil, benden intikam almak için yapıyor. Çünkü evliliği düşünmediğimi söylemiştim.

Kaya Çilingiroğlu… “AHLAKSIZLIK YAPMADIM, KARIMI ÇOK SEVİYORUM!”

03 Mayıs 2010 Yazan admin  
Kategori Magazin Haberleri

kaya_feraye&.jpg

Görüşmelerde adı geçen Kaya Çilingiroğlu konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Bu iğrenç tipler 25 yıldır adımı kullanıyor. Ne yapabilirim ki şimdi? Ben karım Feraye’yi çok seviyorum.

İstanbul’da geçen hafta çökertilen fuhuş çetesinin müşterileri arasında Mehmet Ali Erbil ile Ozan Doğulu da vardı. Erbil ile Doğulu’nun, ‘Aliona’ kod adlı çete üyesiyle yaptıkları telefon görüşmeleri 2 ünlünün daha başını yaktı.

Bu kişiler Ozan Doğulu’nun kardeşi, pop yıldızı Kenan Doğulu ve 2008’de Feraye Tanyolaç ile evlenen Kaya Çilingiroğlu. Görüşmede ‘Aliona’ adlı kişi, Mehmet Ali Erbil’e “Sana Kaya Çilingiroğlu’nun sevgilisini yollayayım. 30 yaşında. Değişik, balık etli” diye teklifte bulunuyor.

Mehmet Ali Erbil de kızı 200 dolardan kabul ediyor. ‘Aliona’, Ozan Doğulu ile pazarlık yaparken de Kenan Doğulu’dan bahsediyor.

Aliona, Ozan Doğulu’ya “Sana 19’luk bir tane göndereceğim. Fena bir şey. Bu Kenan’ın bayıldığı kız” diyor. Ozan Doğulu ise “Hadi be! Kenan kızdan bahsetmişti zaten. Geleyim mi, merak ediyorum” diye cevap veriyor.

‘Adımı kullanıyorlar’

Görüşmelerde adı geçen Kaya Çilingiroğlu konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Bu iğrenç tipler 25 yıldır adımı kullanıyor. Ne yapabilirim ki şimdi? Ben karım Feraye’yi çok seviyorum.

Öyle bir ahlaksızlık yapmadım. Eğer yaptığımı iddia edenler varsa ses kaydımı bulup çıkarsınlar. İki kişinin konuşmasında adım geçiyor diye yuvamı yıkacak kadar zavallı değilim.

Feraye’nin bana olan güveni tam. Uzun zamandır ne kadar düzenli bir hayat sürdüğümü eşim gayet iyi biliyor”

Berrak Tüzünataç… “HANGİ SEMTE GİDERSEM ONUNLA ETİKETLENİYORUM!”

02 Mayıs 2010 Yazan admin  
Kategori Magazin Haberleri

berrak_tuzunatac.jpg

Harper’s Bazaar dergisinin mayıs sayısı için röportaj veren Berrak Tüzünataç, oyunculuk ve özel hayatına dair konuştu.

Berrak Tüzünataç, Harper’s Bazaar dergisine içini döktü: Etiler’de yaşadığım için ‘Etiler Güzeli’, Cihangir’e gidiyorum diye ‘bohem oyuncu’ oldum. Ne kolay bu yakıştırmaları yapmak. Hangi semte gidersem onunla etiketleniyorum.

Son olarak Uğur Yücel’in yönettiği ‘Ejder Kapanı’ filmindeki performansıyla adından söz ettiren Berrak Tüzünataç, kendisine yakıştırılan ‘Etiler Güzeli’ ve ‘Bohem Cihangirli’ sıfatlarını eleştirdi. “Hangi semte gidersem onunla etiketleniyorum” diye dert yanan genç oyuncu, tepkisini şöyle ifade etti: “Cihangir’e gidiyorum diye ‘bohem oyuncu’ oldum. Cihangir’e giden herkes bohem mi?

Ben değişmeyi, tecrübeyi seven biriyim, bu yüzden farklı şeyler yapabilirim.” Harper’s Bazaar dergisinin mayıs sayısı için Şebnem Kırmacı’ya röportaj veren Berrak Tüzünataç, oyunculuk ve özel hayatına dair konuştu.

İSTEDİĞİM İŞİ YAPIYORUM

Size neden ‘Etiler Güzeli’ dediler?

Ailemin bana sunduğu bir hayat vardı. Evet, Etiler’de oturuyorduk, ama yaşım ilerledi ve kendime göre bir hayat yaşamaya başladım. Kendimi nasıl iyi hissediyorsam; mekanları da, insanları da buna göre seçiyorum. Kendimi bohem göstereceğim diye Cihangir’e mi gideceğim? Nerede mutluysam, oradayım.

Oyunculuktan zevk alıyor musunuz?

Çok. Gerçekten zevk aldığım ve istediğim bir şeyi yapmamın bu ülkede lüks olduğunun da farkındayım. Şanslıyım ve bunu zaman zaman kendime hatırlatıyorum. Oyunculuk, inanmadan, sevmeden yapılabilecek bir iş değil.

Bir oyuncu olarak en güçlü yanınız ne?
Fikirlere, durumlara, tecrübelere açık olmak beni her anlamda geliştiriyor. Açık olmak, aşılması gereken süreci hızlandırıyor. Beni rahatlatan özelliğim bu…

KADIN FİLMLERİ ÇEKİLSİN

Türk Sineması yıllar boyunca yasaklarla doluydu. Şimdi büyük bir özgürlük ve sayısız genç oyuncu var. Siz kendinizi belli bir ekole ait hissediyor musunuz?
Türkan Şoray, Müjde Ar, Hülya Avşar… Eskiden kadın filmleri varmış. Feminist falan değilim ama şu anda eksikliği çok açık. Hep kadın filmleri hayal ediyorum. Bu iş, birkaç yazar ve yönetmenin tekelinde. Senaryo yazmalarını, film çekmelerini bekliyoruz.

Star filmlerinden mi bahsediyorsunuz?
Hayır. Kadın filmleri ve hikayeleri ile erkek hikayelerinin dengesine imreniyorum. Televizyonda var ama sinemada kadın hikayelerine daha fazla yer verilmesini istiyorum. Kadın yönetmen, kadın yazar, kadın oyuncular daha fazla olsun, hatta beraber çalışsınlar istiyorum.

Akranlarınız arasında oyunculuklarını beğendiğiniz isimler var mı?
İlk aklıma gelen isim Melisa Sözen. Kimseyi atlamak istemem, onu tanıdığım için gönül rahatlığıyla söylüyorum. İşini çok seven, ciddiye alan bir jenerasyonuz. Ben jüri değilim, ama takdir ettiğim çok isim var.

KAFA YAPILARIMIZ AYNI

Nejat İşler’le röportaj yaptım; tanıdığım en dürüst insanlardan biriydi. Sizi bir araya getiren özellik bu olabilir mi?
Dürüstlük sadece aşkta değil, dostlukta da, aile ilişkilerinde de insanları bir arada tutacak kadar kuvvetli ve kıymetli bir özellik. Dolayısıyla insanları mıknatıs gibi birbirine çekebilir. Yakın çevremdeki herkes böyle sanırım. Öbür türlü, benim elim açık, karşı taraf hile yapıyorsa, bu adil olmaz!

Bu ilişki manevi anlamda sizi zenginleştirdi mi?
İlişkimden bahsetmekten hoşlanmıyorum. Ama birbirimize bir şey katmasaydık, zaten bu kadar uzun süre beraber olamazdık.

Bu konuda çok politik cevaplar veriyorsunuz…
Gizli saklı bir şey yaşamıyorum ama özel hayatım çok ön plana çıkmasın. Ne gerek var?

İkiniz de ünlü olması zor mu?
Aynı kafada olduğumuz, meselelere aynı şekilde yaklaştığımız için zor olmuyor. Tam tersi güç birliği oluşuyor. Farklı olsak sorun olurdu, birbirimizi yıpratırdık.

İLK ÜÇ YIL BENİ ÇOK HIRPALADILAR!

Basında, zaman zaman agresif tavırlar sergilediğinize dair haberler çıktı…
Hiç fiziksel güç gösterisi yapacak kadar ileri gitmem. Herhangi bir anlaşmazlık çıktığında, tepki göstermeden önce kendimi sözcüklerle ifade edebilen biriyim. Bu tip haberler kurgu. Magazin basını, bana saldırgan bir portre çizmeyi tercih etti. Aslında ilginç bir portre çizdiler; ilgiyle takip ediyorum!

Bir tarafta acımasız bir endüstri, bir tarafta magazin basını…
İlk günden bu yana her şey hayal ettiğiniz gibi gitti mi? Bu işe başladığımda, ilk üç sene çok hırpaladılar beni. Sadece magazin basını değil, köşe yazarları da çok üstüme geldi. O günlerde beni ayakta tutan, güç bulduğum tek şey hayal kurma oyunuma olan inancımdı. Ben onların yazdığı gibi biri değilim.

Şirin Ediger… “OKAN’LA POZİTİF İNSANLARA DAYANAMIYORUZ!”

02 Mayıs 2010 Yazan admin  
Kategori Magazin Haberleri

sirin_okan_bayulgen_gala.jpg

“Okan’ın her şeyden nefret etmesine bayılıyorum. Birlikte her şeyi eleştiriyoruz. Pozitif insanlarla aynı ortamlarda kalamıyoruz”

Okan Bayülgen’in eşi Şirin Ediger’den sıradışı açıklamalar..

Okan Bayülgen ile 1,5 yıl önce nikah masasına oturan ve bu evlilikten ’İstanbul’ adında bir çocuk sahibi olan reklamcı Şirin Ediger Bayülgen, evini ilk kez Elle Dergisi’nin Mayıs sayısına açtı. Ediger özel hayatıyla ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı.

* Nefret ettiğim çok ama çok şey var, Okan’la mütemadiyen her şeyi eleştiriyoruz, onun da hayattaki çoğu şeyden nefret etmesine bayılıyorum, çok pozitif insanlarla aynı ortamlarda kalamıyorum, fenalık basıyor.

Şu sıralar nefret ettiklerimden aklıma gelenler; annelerin çocuklarına “annecim” demesi, müzayedelere katılıp toplu sanat alımı yapan birtakım “isimler”, karısına doğum hediyesi alan kocalar, televizyondaki dizi dünyası, köşelerini kendi malı gibi kullanan köşe yazarları, yazın yaklaşması dolayısıyla bikinili tatilci fotoğraflarına yine maruz kalacak olmak, kadınların çiçek-mum-çikolata üçlüsünü sevmesi…

* Duygusal anlamdaki dengeye gelince, ben hiç bir zaman kocama başarı anlamında ulaşmaya kalkışmam; çünkü bana göre o zaten her yaptığı işte gelinebilecek en son noktaya ulaşmış biri. Ayrıca eşler arasında bu tip bir rekabeti de çok saçma buluyorum. Bir aileye bir iddialı kişi yetmeli, yoksa problem çıkar diye düşünüyorum.

* Okan’la Avustralya’da sörf öğrenmek gibi bir hayalimiz var, ne zaman ve kaç kişi olarak gerçekleştireceğimizi ikimiz de bilmiyoruz. İleride olabildiğince kalabalık bir aile olmayı çok isterim.

Şirin Ediger, “Okan Bayülgen söz konusu olduğunda, pek çok kadın seni hem deli gibi kıskanıyor; hem de bu kadar zor bir insanla birlikte olduğun için üzülüyor. Hangi yoruma katılıyorsun” sorusuna ise “İkisinde de haklılar” yanıtını verdi.

Sonraki Yazılar »

Giriş